YALNIZLIK DOMİNOSU (Küçürek Öykü)


Bu büyük kente geldiğinden beri, yalnızlık hissi dahada büyümüştü. Günün yorgunluğuyla bitkin bedenini kanepeye yığılırcasına bıraktı. Akşamın geç saatinde, çay bardağına yarısına kadar rakı koydu, diğer yarısını suyla doldurdu. Yalnızlığının duru beyazlığı bardağa dolmuştu. 
Bir yudum aldı rakıdan, yüzü buruşur gibi oldu ve arkasından bir kaşık yoğurt attı ağzına. Gözleri camdan dışarıya kaymıştı; orada da yalnızlığının yalın beyazlığı vardı hem de kentin her yerini kaplayan bir beyazlıktı bu. Bir yudum daha beyazdan, bir yudum daha.
Gece yarısını geçe yatağına uzandı çakırkeyf olmuş kafasıyla. Aklından, o kadının yüzü gitmiyordu. Köprünün orta yerinde, parmaklıklara tutunmuş ve onu ikna etmeye çalışan polise yaşlı ama gülen gözlerle bakıyordu. Birden polise son sözlerini söyledi:
-Ben gidiyorum, cami avlusundaki bebeğime iyi bakın. Hayat belimi büktü ben bakamadım.




Yayınlar hakkında görüş ve düşüncelerinizi yorum olarak yazabilir, bloğumu takibe alabilir, mail listemize kaydolabilirsiniz. Beğendiğiniz yazıları sosyal sitelerde paylaşarak dostlarınızı haberdar edebilirsiniz. Geldiğiniz için teşekkürler.
Share on Google Plus

0 yorum: