SİZDEN BİZDEN HEPİMİZDEN...



Susuşlar eğer ebleh ise, karanlığa maya çalmaktan öte değildir sarhoşluk.
"Aslında hep bir arada kalmışlık çağı. Ne çok yoksul, ne çok umutsuz, ne çok aç, ne çok çirkin... Hepsinden biraz, hepsinden ortaya karışık... Yani tam değilsin hiçbir zaman. Araftasın, bu yüzyılın laneti tam olarak bu... Özgür olduğunu varsaydığın an, tak demirler sarıyor çevreni. Uzun, siyah demirler... Sonra içini dolduruyor üçüncü tekil şahıslar, bir sürü zevk nesnesi ile. Uzun, siyah demirleri görmüyorsun bile. Zamanın geçiyor, akıyor zaman. Ara ara sıkılıyorsun, o zaman da rengarenk haplar var, beyaz üniformalı insanların elinden midene ve oradan da beynine. Mutsuzluk yok edilmesi gereken bir hastalık gibi. Öyle öğrendik en azından. Çünkü mutsuzlardı en büyük asiler ve tedavi edilmesi gereken salt içindeki minicik isyan fısıltısı. Tam değilsin, ama en azından mutsuz da değilsin. İşte sana züğürt tesellisi. Yaşasın tüm legal ve illegal uyuşturucular!"
Sahi, sarhoşluk neydi? Bir insanın iç dünyasına giden yollarda sayısız girdap bulursun. Kendi girdaplarında kaybolmuş birisine dokunmak, onunla, o girdapların birinde yitmek anlamını taşır. Her insan ayrı dünyadır ama her dünyanın içinde binlerce patlamaya hazır volkan vardır.
Çağın hastalığıdır yalnızlık ve susmak. Tedavi edilesi ya da tedavisi umulası. Kim diyebilir ki, sonsuz mutluluğun kapısındayım? Online ilişkiler, tensel ilişkilerin yerini aldığından beri hamile kalma tehlikesi kalmadı. Kendi karanlık odalarımızda, milyonlarca kişiyle yarattığımız daha karanlık yalnızlıklara yelken açıyoruz.
Köprü altları parselleniyor kanunsuzca. Aslında zaten parsellenmişti sokak hayvanlarınca, İspanyolların Amerika yerlilerine yaptığını yapıyoruz; sokak hayvanlarının yerlerini, yurtlarını hunharca işgal ediyoruz. Sonra... Sonra işkence.
Kendimizi asıyoruz üç dal cigaradan yapılmış darağaçlarına. Cesetlerimiz yıldız ışıklarında duman duman kayboluyor. Sen misin kafayı bulan?
Tam da burada, geceleyebileceğin bir ten bulursan şanslısın, yoksa vay haline...şiiradamı



Yayınlar hakkında görüş ve düşüncelerinizi yorum olarak yazabilir, bloğumu takibe alabilir, mail listemize kaydolabilirsiniz. Beğendiğiniz yazıları sosyal sitelerde paylaşarak dostlarınızı haberdar edebilirsiniz. Geldiğiniz için teşekkürler.
Share on Google Plus

0 yorum: