Son Gönderiler:

Çarşamba, Ocak 11, 2012

Erkekler, Erkekler, Erkekler

Erkekler Kadınlar

Erkek dünyasında "kadınları anlamak" "kadın gibi olmak" "kadın gibi kırıtmak" "kadın gibi gülmek" "Sen karı mısın lan?! :)" v.s söz öbekleri pek bir dillere pelesenk olmuştur. "ERKEKLİK" kurallarına, etiğine, etimolojisine, jargonuna ters düşen, her kim olursa, bu tür bir yaftayı yer hemen. Çoğu zaman, erkek dünyasında kadına benzetilmek aşağılayıcı bir imge olarak kullanılır. Bence bu, erkeklerin, kadın iç dünyasını çok fazla bilmeyişlerinden kaynaklanmaktadır. Yüzeysel bakış açısıyla irdelenen kadın dünyası, erkeklerin, hoyrat, nobran ve musküler(kaba kas gücüne dayanan) iç dinamikleri yüzünden dahası, kadınları çok iyi tanımanın, erkeklik onurundan ve çizgisinden uzaklaşmak anlamına geleceği için çokta fazla derinlemesine bilinemez/bilinmez...

Erkek dünyası, sürekli mücadelenin, yarışın, kendini gösterme çabasının her daim gündemde olduğu bir dünyadır. Güçler ve güç dengeleri üzerine kuruludur bu dünya. Nazikliğe, nazeninliğe, hoş görüye, zayıflığa yer yoktur. Kadınların tam tersine, olabildiğin kadar nobran, sert olmak zorundasındır, erkek dünyasında. Bu yüzdendir ki, erkekler aleminde çok fazla dalgalanmaya, aşırı değişimlere yer yoktur. Belirli seçimler, seçenekler içine oturtulmuş dengelerin, en ufak sarsıntıya bile tahammülleri yoktur. Kadınların dünyası bir bakıma yap-boz gibidir ya da logo tarzı bir yapı vardır. Stabil(kalıcı) olan şey azdır. Değişimin varlığı sanki kadına, yaşamın canlı yüzünü, makyajlı yüzünü gösterir. Bu yüzdendir ki, kadınlar sürekli bir değişim içinde tutarlar kendilerini. Erkeklerse sağlam temeller üzerine kurulmuş bir sistem yaratırlar ki, onları buna hayat zorlar. Yaşam süreğenliğinin temel kolonudur erkekler.

Erkekler "Kadınları anlayamamaktan", kadınlarsa "Erkekleri anlayamamaktan" yakınır dururlar yıllar yılı. Çok basit şeyleri abartmak insanoğlunun en çok yaptığı şeydir. Kadın-Erkek arasındaki ilişkiyi abartıp, derin uçurumlar açmakta en büyük maharetlerinden birisidir kuşkusuz. John Gray'in "Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten"  isimli kitabı aslında bu bağlamda çok güzel ve yol gösterici noktasında okunabilir. Sevgili Gülden Şen'in çevirisiyle zevkle okunabilecek bir kitap bence... E-Kitap olarak indirmek isterseniz "Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten" tıklayabilir, bilgisayarınızda hemen okumaya başlayabilirsiniz.

Aslında anlayamamak, anlaşılmamak diye bir sorun yok ortada; sadece insanlar, birbirlerine karşı hep kendi yargılarıyla yaklaşıyorlar. Doğal olarak bu yargılar belirli kalıplar içeriyor, kendi yargısıyla karşısındakine yaklaşan kişide, onu kendi kalıplarına sokma eylemine girişiyor. Karşınızdaki kişinin, yıllar yılı kendi kalıpları varken, onu sizin istediğiniz kalıplara sokmaya kalkmanız doğal olarak tepkiye yol açacaktır. İşte, erkeklerin özellikle en çok imtina gösterdiği şey, yukarda da belirttiğim gibi, stabil(kalıcı) şeylerinden birisi, yaşam ve kişilik kalıplarıdır. Asla böyle bir "değişime" zorlanmayı kabul etmeyeceklerdir. Erkeklerin kadınları değiştirme, kendi kalıplarına sokma çabasının kaynağı da aslında kadınların kendilerinden kaynaklanmaktadır. İlişkinin başında, kendisini kıskanan, giyimine, kuşamına, makyajına, yürümesine, konuşmasına ve daha bir çok şeyine karışan erkeği, yanlış değerlendirirler. Aslında bu erkeğin, kadını sahiplenme sürecidir, kadınlarınsa bu sahiplenmeyi aşk getirisi gibi değerlendirmesidir ki, en büyük hatadır. Erkeğin sahiplenmesi biraz "mallaştırmak" "kendi hayalindeki kalıbı yaratmak" yönündedir. Bu da, kadının kişilik yapısına doğrudan müdahaledir. İlişki başında sempatik karşılanan bu durum, ilerleyen evrelerde doğal olarak çileye dönüşür ve kadın "erkeklerin anlaşılmazlığından" dem vurmaya başlar. Oysa, en baştan ortak paydalar bulunup, anlaşılsa hiç bunlar ortaya çıkmayacaktır.

KADINLAR ŞUNU UNUTMAMALIDIR; ŞİKAYET ETTİĞİNİZ ERKEĞİ DE YETİŞTİREN BİR KADINDIR.....

Burada küçük bir es verelim ve bir fıkrayla olayın espirütüel yanına şahit olalım...:

Erkekler ve Kadınlar 
Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanrı'nın huzuruna çıkarlar... Tanrı der ki: "Erkekler 2 sıra olsun; bir sırada karıları tarafından yönetilen erkekler, diğer sırada karılarını yöneten erkekler. Ayrıca bütün kadınları cennete aldım; onlar meleklerle birlikte gidecekler şimdi.." Böylece kadınlar gittikten sonra Tanrı erkeklerin karşısına geçer. Bir bakar ki karıları tarafindan yönetilen erkeklerin sırası 100 km.'den uzun; ama karılarını yöneten erkeklerin sırasında sadece bir adam duruyor. Tanrı diğer sıradakilere çok kızar: "Kendinizden utanın!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattım ve şuraya bakın, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmuşsunuz. Bakın bir tek erkek kulum şu yan sırada tek başına gururla dikiliyor. Ondan ders alın! Oğlum, sen anlat bunlara, sen ne yaptın da "karılarını yöneten erkekler" sırasında bir tek sen oldun?" Ve adam cevap verir: - "Bilmem... karım bana burda durmamı söyledi"  

:) Hayatta hoş şeylerde olmuyor değil hani?....

Erkekleri irdeleme yönünde bu yazıyı ilk bölüm olarak burada noktalıyorum. Devamı gelecek... :) şiiradamı

Not: Lisans bilgileri;
Creative Commons Lisansı
Erkekler, Erkekler, Erkekler by Erkekler, Erkekler, Erkekler is licensed under a Creative Commons Attribution-Gayriticari-NoDerivs 3.0 Unported License. (yazıyı kaynak göstererek, değişiklik yapmadan kopyalamak/paylaşmak serbesttir. Kesinlikle ticari mecrada kullanımı yasaktır ve yasalarla koruma altındadır.)
Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır siiradami.blogspot.com.
Bu lisansın kapsamı dışındaki izinler http://siiradami.blogspot.com/2012/01/erkekler-erkekler-erkekler.html adresinde mevcut olabilir.

Bunu Paylaş:

Yorum Gönder